BALKAN İNCİLERİ

Rumeliye Yeniden Merhaba

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa BALKAN GÜNCEL HABERLER - BAĞIMSIZ KOSOVA İKİ YAŞINDA

- BAĞIMSIZ KOSOVA İKİ YAŞINDA

E-posta Yazdır


Kosova zorla kazanılmış bir bağımsızlığın ikinci yılında...

Kosova bağımsızlığının ikinci yılı kutluyor. Zorla kazanılmış bir bağımsızlık. Ancak ikinci yılında hala statüsüne ilişkin tartışmalar sürüyor. Bu gün dünyada  65 ülke tanıyor Kosova’yı. Bunların içinde AB’den 22 devlet var.  Tanımayanlar: İspanya, Kıbrıs Rum Kesimi, Slovakya, Romanya ve Yunanistan. Kıbrıs , Yunanistan ve İspanya’nın tutumu  Kosova meselesinin örnek teşkil etmesinden çekinmelerinden kaynaklanıyor. AB içinde böylece iki farklı görüş ortaya çıkıyor. AB diplomasisinden sorumlu Ashton’un Perşembe günü önce Bosna’ya ardından Sırbistan ve Kosova’ya gidecek olması AB’nin Balkanlara dönük politikasını mercek altına alınmasını gerektiriyor.

Sırbistan ise Uluslararası  Adalet Divanı tarafından yakın zamanda verilecek Kosova kararını  bekliyor. Sırbistan Divan’ın Kosova’nın  bağımsızlığını uluslararsı hukuka aykırı bulacağını ve böylece Kosova meselesini yeniden müzakere edileceğini düşünüyor. Adalet Divanı’nın kararını verdiği gün Sırbistan BM’yi mesleyi konuşmak üzere toplantıya çağırmayı düşünüyor. Böylece tekrar BM denetiminde görüşmelere başlanması için bir kararın çıkmasını taleb edecek.

Amerika’nın son aylarda bölgeye dönüşü hiç şüphe yok ki Sırbistan açısından olumlu bir gelişme değil. AB Balkanlarda insiyatifi elinde kaçırmak üzere. AB Dışişleri Bakanı Ashton’un önce Bosna’ya ardından Perşembe akşamı Sırbistan’a ve Cuma günü Kosova’ya gidecek olması bunun göstergesi. Bölgede Türkiye’nin varlığı da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türkiye bütün Balkan devletleriyle iyi ilişkiler içinde olmaya çalışırken soft power’ü (ticari ve kültürel) ile de bu ülkeleri kendine bağlamaya çalışıyor. Türk dipolmasisi hiç olmadığı kadar Balkanlarda aktif çalışmalar yürütüyor.

Ashton’un Bosna ve Hersek’te Bosna’nın AB’ye üye olması durumunda bir bütün olarak AB’ye gireceğini söylemesi önemli. Ancak Bosna’da büyük devletlerin istediği reform süreci bir türlü başlatılamıyor. Bosna Anayasa’sının değiştirilmesi için yapılan baskılara Sırp Cumhuriyeti bütün gücüyle direniyor. Anayasa’nın değiştirilmesi durumundaysa referanduma gideceğini söylüyor. Sırpların tutumunda Belgrad’ın da etkisi yok değil. Mitroviça sorunu başta olmak üzere Kosova’nın statüsü kesinleşmeden Belgrad Sırp Cumhuriyeti kartını oynamaya devam edecektir.

Sırbistan’ın Mitroviça’da Eulex sayesinde varlık göstermesi Priştina’da tepkiye sebep oluyor. Eulex  Kosova yönetiminin elini kolunu bağlıyor. Öyleki Kosova’nın çeşitli yerlerinde merkezi otoriteden söz etmek çok zor. Sırpların Mitroviça konusunda diretmeye devam etmesi durumunda Sırbistan’ın Güney Batı’sında yaşayan Arnavutlar’da referandum yoluyla Sırbistan’dan ayrılıp Kosova ile birleşebileceklerini duyurdular. Bütün bu gelişmeler Balkanlarda tansiyonun artarak devam edeceğini gösteriyor.

Avrupa Birliği’nin denetiminde olan barış gücü Eulex’in Ağustos 2009’da Priştina yönetiminin haberi olmaksızın Belgrad ile sınır boylarında ki karaborsa ticaretini önlemeye dönük anlaşmaya varması bardağı taşıran damla olmuştu ama en önemlisi AB’nin Kosova’da her iki tarafa da eşit mesafede durması gerekirken bu kadar ciddi ve önemli bir meselede Priştina’yı by-pass etmesi AB’nin demokratik yollarla iktidara gelmiş olan hükümetini ve bugün uluslararası toplumun önemli bir kesimi tarafından tanınan (AB’nin 22 üyesi tanıdı) Kosova’yı gerçekte ciddiye almadığının gösteriyor. AB Dışişleri Bakanı Ashton her nekadar Kosova konusunda bir AB politikasının olduğunu söylese de gerçekte AB Kosova konusunda nasıl bir yol izleyeceğini bilmiyor.

Örneğin AB dönem başkanı Ispanya’nın tutumu Ashton’un tutumundan farklı. Ispanya Kosova’yı tanımayan beş AB ülkesinden biri. Madrid Kosova konusunda Belgard yönetimiyle aynı tutuma sahip. Bir yanda Kosova’nın bağımsızlığını destekleyenler diğer yanda Belgrad yönetimiyle aynı duruşu sergileyip karşı çıkanlar var. Bir yanda Ispanya başta olmak üzere Kosova meselesinin Sırbistan’ın AB üyeliği yolunda bir engel teşkil etmemesi gerektiğini savunanlar, diğer yanda AB’ye üye olacak olan bir devletin komşularıyla iyi ilişkiler içinde olması gerektiğini savunan devletler.

Kosova konusunda en son Kosova beşlisi (Amerika, Almanya, Fransa, Italya ve Ingiltere) Belgrad yönetimine sundukları bir mektupta Sırbistan’ın Kosova’yı tanımamakta diretmesini, zaman kazanmaya dönük politikasından rahatsız olduğunu ve Uluslararası Adalet Divanı’nın verceği karardan sonra her hangi bir maceraya girişmemesi konusunda uyardı. Altı çizilmesi gereken kelime hiç şüphe yok ki « macera » kelimesi. Şu ana kadar Sırbsitan kendi tabiryle meseleyi « barışçıl yollardan » çözmeye çalışıyor. Tabii Belgrad’ın aleyhine cıkacak bir karar karşısında Sırbsitan’ın bir B planına sahip olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak Kosova beşlisinin daha şimdiden Sırbistan’ı uyarma gereğini duymuş olmasını da ciddiye almak gerekiyor.  (Sinan Özdemir/ Dünya Bülteni)

 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 476 ziyaretçi çevrimiçi